Monthly Archives: Şubat 2012

Tünele kimse girmek istemiyor

Facebook’un geçtiğimiz aylarda beğenimize sunduğu Timeline sistemi, kullanıcılardan zayıf not aldı.Şu ana kadar yapılan araştırmalara göre her 12 kişiden sadece bir tanesi bu yeni sisteme geçmiş durumda. Geçtiğimiz günlerde 4.000 kişilik bir gruba Sophos güvenlik firması tarafından yapılan anketin sonuçlarına göreyse, katılımcıların yüzde sekizden az bir kısmı Timeline’ı beğendiklerini, yüzde 8,4’lük bir diğer kesimse zamanla alışacaklarını dile getirdi. Yine de katılımcıların yarısından çoğunu oluşturan 51,3’lük kısım, yaratılan beklenti yüzünden endişelendiklerini ve bir diğer 32,4’lük kısımsa neden hala bu servisi kullandıklarını bilmediklerini söylediler.

Timeline ile birlikte facebook hesaplarına eklenen yeni özellikler sayesinde, artık hesabımız üzerinde aradıklarımızı çok daha rahat bulabiliyoruz ama sorun, geçmişimizde görmek istemeyip de bir anda ortaya çıkan bilgiler, hatta insanlar oluyor. Sophos kuruluşunda çalışan Graham Cluley, konu hakkında bilgi verirken aslında her şeyin güvenlik ihlali korkusundan kaynaklandığına değindi. Cluley; “Kullanıcıların birçoğu güvenlik açıklarından korkuyorlar. Facebook kullanıcılarını kendi özel hayatları hakkında daha çok bilgi vermeleri konusunda ziyadesiyle cesaretlendiriyor ve bu sayede başkaları tarafından çok net bir şekilde tanınabiliyorlar. Nitekim bu durum aynı zamanda kimlik hırsızlarının işini de kolaylaştırıyor…”

Tagged

Dindar gençlik yetiştireceğiz

Başbakan Tayyip Erdoğan, partisinin il başkanları toplantısında olağanüstü kurultay kararı alan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na ağır sözlerle yüklendi.Erdoğan, kendisine “Dindar değil, din tüccarı” diyen Kılıçdaroğ-lu’na, “Dindar nesil yetiştireceğiz. Muhafazakar demokrat partisi kimliğine sahip bir partiden ateist bir gençlik yetiştirmemizi mi bekliyorsun?” yanıtını verdi. Erdoğan özetle şunları söyledi:

DERSİM tartışmaları yapılırken asıl önemli noktanın hatta tartışmanın esasının çok ciddi bir biçimde ıskalandığını müşahade ettik. Biz Dersim’den hatta onun çok ötesinden başlayan, bugün de varlığını sürdüren jakoben, seçkinci, elitist bir zihniyete dikkatleri çektik. Bugün bu zihniyet var mı, evet yine var.

‘İzindeyiz’ deyip yattılar

Kimin Atatürk’ün ideallerine sahip çıktığı, kimin de o ideallerin istismarını yaptığı Ak Parti iktidarıyla ortaya çıkmıştır. Ne CHP ne MHP bizim vatan, millet, sevdamızı ölçecek kalibrededir. Bunlar ‘İzindeyiz Atam’ deyip sabah akşam izin yaptılar. Yan gelip yattılar.

İttihat Terakki zihniyeti

İttihat ve Terakki zihniyeti, Gazi Mustafa Kemal’in de şiddetle karşı çıktığı ve mücadele ettiği bir zihniyettir. Gazi Mustafa Kemal’in müsamaha göstermediği bu zihniyet, vefatının ardından yeniden hayat, iktidar fırsatı bulmuş ve Türkiye’ye ağır faturalar ödetmeye devam etmiştir. Dersim bu ağır faturalardan biridir. 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat bu zihniyetin eseridir.

Dün çıkmış katsayı meselesiyle ilgili, ‘Danıştay’a CHP başvurmadı, arkadaşlarımızın münferit başvurusu’ diyor. Sen nesin orada yahu, bostan korkuluğu musun? Dersim’le ilgili partide sıkıyönetim ilan ediyorsun, buna gücün yetiyor da Danıştay’a başvuruya gücün yetmiyor mu? Seni oraya genel başkan olarak çıkaran zihniyet 1939’da Dersim olayının mimarı olan zihniyettir. Seni oraya taşıyan zihniyetle çatışmaya gücün yetmez.

Ateist gençlik mi olsun

Türkiye’yi dindarlar-dinsizler diye ayırdığımı söylüyor. Önce şu kulakların duymaya alışsın. Benim ifademde dindarlar-dinsizler diye bir ifade yok. Dindar bir gençlik yetiştirme var. Bunun arkasındayım. Muhafazakar demokrat partisi kimliğine sahip bir partiden ateist bir gençlik yetiştirmemizi mi bekliyorsun? Senin öyle bir amacın olabilir ama bizim böyle bir amacımız yok. Biz muhafazakar, demokrat, tarihten gelen ilkelerine sahip çıkan bir nesil yetiştireceğiz. Bunun için varız.

Gelsen ne olur yahu?

ABD’li bir yazar, Paul Auster ‘Hapiste yatan gazeteciler ve yazarlar yüzünden Türkiye’ye gelmeyi reddediyorum’ diyor. Ah biz sana çok muhtaçtık niye gelmedin? Aman gel. Gelsen ne olur, gelmesen ne olur yahu? Türkiye itibar mı kaybeder?”

Artık sineye çekmeyeceğiz

Başbakan Erdoğan, inkâr yasasının iptali için Anayasa Konseyi’ne başvuru yapılmasına değinerek, Avrupa’yı da uyardı: “Bu girişim, herkes kabul ediyor ki 1915 olaylarına ya da bu olayları aydınlatmaya yönelik değildir. Biz, Avrupa’nın kimi ülkelerinde son yarım yüzyılda yaşanan bazı acı hadiseleri sineye çektik. Ancak herkes bilsin ki Türkiye eski Türkiye değildir. Avrupa’da sinsice yükselen ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve İslamofobia karşısında susacak, boynunu bükecek bir ülke değildir. Avrupalı dostlarımızı samimiyetle uyarıyorum; Fransa’daki tablo, Avrupa’daki sinsi tehlikenin ciddi bir tezahürüdür. Bu tehlikeye karşı acilen tedbirler alıp uygulamak, AB’nin önceliği olmalıdır.”

Tagged

Tecavüzün sözleşmesi

Teslime TOSUN / DHA

“Kızımı 5 milyara sattım. Parasını peşin aldım. İmza Osman Y.” 12 yaşında fotoğraflı bir ‘sözleşmeyle’ babası tarafından satılan çocuğun dramını öğretmeni ortaya çıkardı.ANTALYA’da şimdi 18 yaşında olan E.Y., iddiaya göre 2006 yılında, henüz 12 yaşındayken babası Osman Y. tarafından, oğlunun çalıştığı inşaat malzemeleri satan Yusuf A.’ya 5 bin lira karşılığında satıldı. Küçük kızın babası ile işadamı arasında yapılan satış, sözleşmeyle de imza altına alındı. E.Y.’nin vesikalık fotoğrafının yapıştırıldığı sözleşmeye, “Kızımı 5 milyar liraya (5 bin TL) sattım. 12 Şubat 2006 tarihi itibariyle kızım E.Y.’yi Yusuf A.’ya teslim ediyorum. Parayı peşin aldım. Yukarıdaki tarihten itibaren Yusuf A.’nın kontrolünde olacaktır. Baba olarak rıza gösteriyorum’ dedi. İmzalandı” diye yazıldı.

Otelde tecavüz etti

Eşinden ayrıldığı belirtilen 4 çocuk babası Yusuf A., küçük kızı ilk olarak Kemer’de bir otele götürdü ve tecavüz etti. İşadamının evinde tutulan ilköğretim 6’ncı sınıf öğrencisi E.Y.’nin, okullar açılınca durumu öğretmene anlatmasıyla satış ve tecavüz ortaya çıktı. Rehberlik öğretmeninin sınıfa, “Canınızı sıkan bir olayı yazarak anlatın” sorusu üzerine ağlayarak sınıftan kaçan E.Y., tuvalete saklandı. Peşinden giden öğretmen, E.Y. ile konuştu. E.Y., ağabeyinin patronuna babası tarafından satıldığını söyleyip, Yusuf A.’nın kendisine tecavüz ettiğini anlattı. Öğretmenleri tutanak hazırlayarak olayı polise aktardı. Soruşturmanın ardından dava açıldı. Dava dosyası, 2006’dan bu yana mahkemeler arasında dolaşıp durdu. Sonunda dava Antalya 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Bu kez taraflar bulunamadı. Genç kızın Sivas’a göç eden babası, talimatla alınan ifadesinde, Yusuf A.’dan şikâyetçi oldu. Tutuksuz yargılanan Yusuf A. da bulundu ve olaydan 6 yıl sonra ilk kez önceki gün hâkim karşısına çıktı. Duruşmada “Kıza bir şey yapmadım. Otele götürmedim. İspatlasınlar” diyen Yusuf A.’ya hâkim daha önce tanık olarak dinlenen otelin resepsiyon görevlisi Hakan C. ile sorumlusu Mustafa Ö.’nün ifadelerini okudu.

Bize ‘kızım’ dedi

Otel çalışanlarının, “Bu kişi otelimize yanındaki küçük kız çocuğu ile geldi. Kimlik sorduğumuzda, kendi kızı olduğunu ve nüfus cüzdanını yanında getirmediğini söyledi. Küçük kız da suskun durunca biz de gerçekten kızı zannederek odayı kendisine kiraladık. Bununla ilgili defter kaydımız mevcuttur” ifadesi için ne diyeceği sorulan Yusuf A., “Otele gittim ama kız yoktu” dedi. Hâkim, Yusuf A.’nın tutuklanmasına karar vererek duruşmayı erteledi.

‘Kızımı derin devlet adına eğitecekti’

BABA Osman Y.’nin savcılık ifadesi şöyle: “Oğlum İsmail Y., bu adamın yanında çalışıyordu. İtibarlı bir işadamıdır. Yaz aylarında kızım da, onun hırdavat ve inşaat malzemeleri satan dükkanında çalışmaya başladı. Bir gün bana ‘Ben derin devlet için çalışıyorum. Senin kızında iş var. Onu okutmak ve eğitmek istiyoruz’ dedi. Kızımı zaman zaman alacaklarını ve eğiteceklerini söyledi. Hatta bana derin devlet adına bazı kâğıtlar da imzalattı. Ben kızımı satmadım. Onu zaman zaman çağırıp, götürüyordu.”

Kurtarmak için aldım

YUSUF A. savcılık ifadesinde şunları söyledi: “Osman Y., yeni ev almıştı. Bir gün benim yanıma geldi ve kızını satması gerektiğini söyledi. Ben de kızı kurtarmak için 5 milyar verdim. Yarın başım belaya girer diye de satış sözleşmesi yaptım ve babasına imzalattım. Kızı da imzaladı. Ben yardımcı olmaya çalıştım.”

Tagged